16/10/2009 - Paylaşmayı Paylaşmak (:

İnmediğim hiç bir kıyım olmadı ki... ve kıyılarım benim olmazsa da olmazlarım… Ve o kıyılar...o patika yollar...o salaş meyhaneler...renkli gözlü amcalar,abiler ... ağzında dişleri eksilmiş o tombul memeli teyzelerim , sakız ağaçlarım,ardıç ağaçlarım,begonvillerim,sevimli sokak itolarım,mırnavlarım hep oldu .. ama bir şey var kendinlesin gece 02.51 vuruyor saat kendinlesin hoş bu an kendimle değilim ya sen varsın paylaştığım onun için hoş geldin geceme sessizliğime suskunluğuma dolup dolup taşmışlığıma “Bana bir masal anlat bugün. Figüranları olup savrulmayalım oradan oraya. Biz bir masal olalım bizi okusun zaman. Başrolde biz olalım. Bizi anlatsın harf harf hece hece . Biz olalım bütün öğeleri. Bize çıksın bütün yollar bu gece. Uzun bir masal olsun anlattıkların. Mavi satırlarla süslensin yazdıkların. Çocuklar gibi mutlu et anlattıklarınla. Tut ellerimden gezintiye çıkar bir parka götür, bir deniz kenarına düşsün yolumuz. Martılara simit kırıntıları atalım vapurlardan. Zamanı durdur akmasın, mesafeler, ayrılıklar girmesin araya. Sen anlat ben dinleyeyim. Gece bitsin, sen başla... Kapıyorum gözlerimi yeniden ve sadece sana açmak için... Uçuk bir kaç cümle hayallerimde, kentin arka sokaklarında adın kadar kuytu, adın kadar karanlık, adın kadar sarhoş... Seninle yaşamalı, seni yaşamalıyım... Vazgeçmek mümkün değil... Adı sensizlik değil, bana bir şeyler anlat. Susup dinleyim... Bir resim çiz, istediğin bir yere koy ikimizi. Çizdiğinde gülümse, acımı al kahramanın olayım bileyim ki orda ki benim senin kahramanın. Hayallerini süsle ki hayallerim süslensin. Gücüm vardı buna gözlerimi kapatıp ellerimi açtığımda babilin asma bahçelerinde düşlerim kendimi. Bana bir şeyler anlat ne olursa işte anlat ki anlamlansın dünyam. Sarayım geçmişte kalmışların yaralarını. Sensiz geçen günlerin acısını çıkarayım zamanlara inat. Sen hiç yaşadın mı yürek üşümelerini? Karanlık gecede düşünmekten uykuların kaçtı mı? ya da kaç gece bensiz ve uykusuz kaldın? Bak yorgun bir gecenin sonrası ve sabah oluyor. Gece yok artık. Susuyorum sana ve sensizliğe…” Özdemir Asaf doğru yazdı Çiğdem bu yalnızlık Paylaşılmıyor... alıştım...alıştım..diyorum bir yerde... "Bütün bunlara karşın sırça saraylarda değilim. Köhnemiş sistemlerin, oluşumların, düzenlerin hiçbirine yakınlığım ve inancım yok! Cehennemden cennete doğru, anlatımlarım ve eylemlerimle yollar çiziyorum. Üretimlerimi yansıttığım yerden, sizin kastettiğiniz dışarısı kılcal damarlarına kadar görünüyor. Aydınlık ve karanlık notalar! Herşey bir bütün... Bu muazzam desende sigara yanıkları gibi karaltılar... bakma sen bana, benim denizlerim benimle kımıldar... düşün ki odanda bir mum ışığı... şimdi sende kalan ve sende olan benim başucumda hep bir mum yanar...şu an bile...mumun ışığı titrek , bende duygular titrek ve dışarıda gece , ve yıldız sağanağı başımın üstünde... bu paranoyaklık değil...melankoli ...olabilir...mutlu muyum ?... gecede , yıldızlarda , sessizlikte ,üşümede , bir sıcak kahvede ve sende...EVET... geceyi...sessizliği...üşümeyi...sıcak bir kahveyi...ve dolu dolu bir yüreği seninle paylaşmak güzel. sevdiğim bir müziği dinler bir filmi izler gibi.. bir şeyleri anlatır bir şeyleri duyar gibi.. bir zaman önce demiştim iyi ki varsın der gibi.. ve sana söylemek istediğim huysuz ve tatlı kadın iyi ki varsın iyi ki tanıdım seni "Ve Ötesi neyi anlatıyor?..." dersen, sana tek bir kelimeyle yanıt verebilirim; "SEVGİ" PENCERE'DEN BAKTIM... KÖPRÜ'YÜ GEÇTİM... VE ÖTESİNE ULAŞTIM Ben sevginin efendisiyim... Hiçbir şeye, hiçbir yere, yerinde sayanlara saplanıp kalmadan, avare gönlümün rüzgârında, cıvıltısı hiç susmayan yağmur kuşları gibi kendi yalnızlığımda sonsuzluklara kanatlandım, hep taze ve hiç yorulmayan umutlarla... "Seni Seviyorum” Yüreğimde tohumlanıp filizlenen, İçinde güzelleştiğim ve içimde güzelleşen evrensel sevgi ışığının maviliklere savrulan altın tozları gibi dalga dalga yayılmasının Zamanıdır… Biliyorum sen orada, kendinle uzaktasın. Bu yazıyı okuduğun odanda Açık Radyoda sürekli müzik çalıyor, yazı masanın başındasın sanki görebiliyorum seni, çayından bir yudum alıyorsun, kendi kendine yeniden yaşamlar kuruyorsun. Artık hiç karşılaşmasak bile belki günün birinde yazılarını bir kitapçıda görürüm. o öykülerin arasında bizimki de olsun isterdim. Biliyorum bir yazara öykü ısmarlandığı pek görülmemiştir ama yine eski günlerde ki gibi… Sen anlat istiyorum, yapar mısın?
Not : Bir sohbetten alntıdır.
|